Karanlığın ardındaki dağınıklığa hüznü bıraktı gün...
Günlerdir ertelemiştim zamanı.
Gözüm artık ojeleri silinmeye yüz tutmuş parmaklarıma takıldı. Kaç gündür ufak orta masasının üzerinde duran bir parça pamuğa asetonu döktüm.
Uzun zamandır ellerimi kendi kendimden saklıyordum. Görmek istemiyordum. Acı veriyordu bana; Her bakışımda ellerin aklıma geliyordu ve ellerim ellerinin içinde…
Tek tek ojelerimi silmeye başladım... Her silişimde kendimden de siliyordum sanki…
Beni üzmek istemediğini biliyordum. Bense gönül vermiştim sana; seni, sevmekten başka verebileceğim hiç bir şey yoktu. Ve gelmiştim habersiz acımasız...
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı