...
içinden alelacele cıktığımız aşkların
kurbanıyız hepimiz
feri sönmüş lüx ışığı kaçkınıdır gözbebeklerimiz
ana kucağı/eski sevda ocağı/yanar tutuşur elimiz eteğimiz
gözü dönmüş cihan tarihine veresiye yazılır emeğimiz...
sevmenin ecelsiz gülüşlere düşkünlüğü kalır azıcık/aklımızın ucunda
gitmenin göç, kalmanın suç sayıldığı zamanlardan...
ak düşer saçlarımıza sonra, suçlarımıza sıra sıra örtüler
bir yoksunluk hikayesi kazılır alnımızın ortasına
bilen bilir, avucundaki kuş kanadı kırıklığına denk düşen hasretliği
kimi gün aş, kimi gün aşk, kimi gün meşk için yanar tutuşur ellerimiz...
kar-l-a kaplı günlerin yeknesak öpmelere şaşkınlığı
çoğalır zemheride/ıssızın başucu niyetine
ötmenin bülbülsüz, dikenlerin gülsüz ayıplandığı dallardan...
insanın ve isyanın
karanfil dönümündeyiz şimdi
vakitsiz
ay ışığında zifir kokusu/
gecesiz/
sabahsız/
sahipsiz bir ikindideyiz...
kızıl bir akşama doğru yürüyenlerin
şarkısını söylüyoruz/o demde
ne dündeyiz/ne günde
sevgili gibi yarın/yarında saklı gül teni/yarınlara ulaşacak
içimizdeki
ezgisi...
Bülent Öntaş, 27/08/2025
Bülent ÖntaşKayıt Tarihi : 29.11.2025 02:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!