(kalmışım yanmış yakılmış ormanların susuzluğunda, nasıl içiyorum seni bir bilebilsen esmer tenlim, içimin dağlarının çağrılı sesisin, hırçın dalgalıdır ateş denizim
ülkem gibi vurgun ülkem gibi umutlu ülkem gibi tutkun, bir içim esmerliğinle ülkem gibisin. gecem karam gündüzüm karam tüm bozuklarımla kapına varsam sende beni alıp benliğine katsan, boşluğa sarındığım kanayan yoksunluğunda gecelerin, çay demi hasretinle, kokun gelir imbat rüzgârıyla körfezden, istencin doruğu bir sırtlan gibi soluksuz kalırcasına öpüş ateş dudaklarda kanırtırken, gamzende bir gün bir gül açar pınarlar çağlar. kavrulurken piç bir yangının ellerinde har yellerin savurduğu çocuklarız biz, ayaklanır içimin zıpır çocuğu seninle, günü toplayıp geceyi aydınlatan giz, hep bir çağrısın seven yüreğime, dile gelir gece ıssız sokakların sessizliğinde, gezerim basmadık yer dokunulmadık yalnızlık kalmasın diye zamanın törpülediği ellerimle can sıcağı kuğu zarafeti teninde, severim seni yar benli güzelliğim yaşanası aşkla ölümsüzlüğüne)
—kaç zamandır vurgun yediğimiz alt üst olan yaşamda el avuç açan bir dilenci olmuşum yar vatanımda hain kılıç vurur kazanmak istediğim lokmama ne aşım kalmış ne işim bu zalim kumpasta belki o denli bilmiyorsun seni nasıl katmışım bilsen kendimden fazla kendime isyanlardayım gelemeyişime-
haykırırsın özgürlüğe çağrılı sesinle
güneşin doğduğu yerdeymişçesine
ah dedirtmese şu kör yoksun zaman
bilsen nasıl bittiğimi karam gözlerinde
sezenim gülen yüzümün neşesi
gel üşüyen har yanımın hasreti
güleç yüzlü üzüm karası gözlüm
bana sor bendeki eşsiz güzel seni
haykırıyorum tüm zamanlar adına
aç kalan çıldırmış martıların çığlığıyla
kaç katre olursun sevgi deryasında
bak nasıl oluk oluk akarsın aşkla
Bitmedi…
Vedat Koparan 07.08.2009
Vedat KoparanKayıt Tarihi : 13.8.2009 15:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!