Karahindiba Şiiri - Şükrullah Yavuzer

Şükrullah Yavuzer
209

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Karahindiba


Şehrin en gürültülü caddesinde, her gün binlerce insanın aceleyle basıp geçtiği eski bir kaldırım çatlağı vardı. İnsanlar başlarını telefonlarından kaldırmaz, adımlarını bir yerlere yetiştirme telaşıyla atarlardı. Kimse aşağıya, o daracık, karanlık taş aralığına bakmazdı.
Oysa orada, haftalar önce rüzgarın bıraktığı minik bir tohum saklıydı. Üzerine basan ağır botlara, egzoz dumanlarına ve susuz geçen günlere rağmen o tohum pes etmedi. Betonun soğukluğuna inat, toprağın derinliklerine doğru incecik ama kararlı kökler uzattı. Çünkü biliyordu; yaşamak, sadece en uygun koşullarda değil, en imkansız görünen anlarda bile yönünü yukarıya çevirebilmekti.
Güneşin Doğuşu
Mevsim dönüp de bahar yüzünü gösterdiğinde, o karanlık çatlaktan ani bir parıltı yükseldi. Küçük bir karahindiba, yapraklarını iki yana açarak güneşe selam durdu. İlk açtığı günler, caddenin tüm gri kasvetini dağıtacak kadar parlak, göz alıcı bir sarıya bürünmüştü. Kaldırımdan sızan o küçük ışık parçası, sanki gökyüzündeki devasa güneşin yeryüzüne düşmüş minik bir kopyası gibiydi.
Bir sabah, hayatın yükünden omuzları çökmüş genç bir adam oradan geçiyordu. Gözü gayriihtiyari o sarı çiçeğe takıldı. Herkesin koparıp atmak istediği, basıp geçtiği bir "yabani ot", şehrin kalbinde inatla parıldıyordu. Adam durdu, derin bir nefes aldı ve kendi kendine fısıldadı:
"O bile burada çiçek açabiliyorsa, benim de vazgeçmeye hakkım yok."
Ayın Dönüşümü
Günler geçti, mevsim ilerledi. Karahindibanın o canlı sarı yaprakları yavaşça döküldü, kurudu. Dışarıdan bakan biri için onun hikayesi bitmiş, solup gitmiş gibi görünüyordu. Ancak bu bir son değil, muazzam bir dönüşümün başlangıcıydı.
Birkaç gün içinde çiçek, büyüleyici ve pamuksu beyaz bir küreye dönüştü. Şimdi caddenin köşesinde, geceleri gökyüzünü aydınlatan dolunayın bir minyatürü duruyordu. Artık daha kırılgandı ama aynı zamanda çok daha olgundu. İçindeki binlerce yeni hayatı, doğru zamanı bekleyen tohumları saklıyordu.
Gökyüzüne Dağılan Yıldızlar
Nihayet, bir akşamüstü sert bir rüzgar esti caddeden. Karahindiba rüzgara direnmedi; aksine, kendini onun kollarına bıraktı. O pamuksu küreden ayrılan her bir tohum, rüzgarın melodisiyle usulca gökyüzüne doğru süzülmeye başladı.
Her bir tohum, karanlık şehir gecesinde dağılan minik yıldızlar gibiydi. Kimi bir başka kaldırım çatlağına, kimi bir apartman dairesinin saksısına, kimi ise kilometrelerce uzaktaki çorak bir toprağa doğru yol aldı.
Karahindiba arkasında boş bir sap bırakmıştı belki ama gökyüzüne savurduğu o küçük "yıldızlar", ulaştıkları her yerde yeniden kök salacak, başkalarının pes ettiği yerlerde inatla büyüyerek umudun hikayesini fısıldamaya devam edecekti.

Şükrullah Yavuzer
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 21:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!