bizim sıraya sıkışırdık..
mekdebe ğeldiği ğünner...,
aynı sırayı O’nunla
O’nunla yanyana
mü(f) ettiş geldiğinde köye..
ne hülyalar gurardım mü(f) etdiş gelse deye
herkes bilir..
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Düştüğü yerde izi kalır ,geçti geçecek karadut mevsimi zaten...
Kimbilir ne Anşağüller var şiiri yazılmamış..
Kader olsa gerek...
SAYIN (Çelikli), YÜREĞİM Bİ hoş olup Bİ SIZLADI, Bİİ SIZLADI Kİ İNANIN GÖZ YAŞLARIM BOĞAZIMDA DÜĞÜM DÜĞÜM OLDU, SANKİ BİR ŞİİR OKUMADIM, Bİ ÖYKÜ, YÜREĞİMİ TAA DERİNDEN SIZLATAN Bİ ROMAN OKUDUM, HÜZÜNLÜ ACI BİR ROMAN,,,,
İNSAN BÖÖLE Bİ ROMANI NASIL ŞİİRLEŞTİREBİLİR DİYE DE; KENDİMCE Bİ ŞAİR (güya bi şair) OLARAK DÜŞÜNDÜM..
SİZİ KUTLAMAKTAN ÖTE Bİ TAKTİRİMLE SELAMLARIM..
NE OLURSUN, Bİ DAHA BÖÖLE ACI Bİ ÖYKÜ OKUTMAYINIZ BANA
Kaleminiz daim olsun..
Tam puanım ve saygılarımla
:::::::::::::
kasabada ortaaokuldaydım
iki mektup aldım.. O’ndan
i(r) tefasında Çıkrıklıguyuda
beni bekler buldum Anşağülü,
barabar dırmandık ovadan
halası eşşekli.. önde..
bir yaz günü
keseden.. köye
o ve ben,
üş garadut uzattı..yaprağ içinde
sadece biri(si) ğara
ilk bulduğu ergin olmalı
belli ki Yıkıkdeğirmenden beri elinde
ğün, buğün hâlâ gitmedim köyüme
sormadan annadır rast geldiklerim
üç kocadan dört çocuk
güzelim..
canım sevdiğim..
duam Anşağülüme
artık gülsün diye
O’da gülsün
Anşağül’üümm
:::::::::
bekletmiş halasını
ben Garaçalıdan gelesiye
'-sen burdan get agam' dedi Dereyurtda
“-bi ğörem oluu”
öldüm bittim, anlayamadım,
yurt edindim Derereyurdu,
mutluluk buydu.
:::::::::::::
ilki 32 ye gatlanmış bi(r) tefter sayfası..
bir kibrit gutusunda
başka ellerin yazısı..
bir kınalı saç.. ve eğri büğrü..
'.... beni isdeyollar,
beni gurbetele yar etme'
ve bir dudak izi..
Yüreğine saglık Ibrahim bey
Dutun sarı karası var
Her yiğidin yarası var
Anlatamam sana burda
Bununda bir sırası var...Zarlı Turan
Tebrikler haz aldım ayrıcada gaz aldım
bir dörtlükte bırakıp saygi ve selamlarımı gönderiyorum
canım sevdiğim..
duam Anşağülüme
artık gülsün diye
O’da gülsün
Anşağül’üümm
….
Ya Rabbim oda kulun,
yeter artık O’da gülsün
Anşağül’üümm..
BENDE GÜLMESİNİ ÇOK İSTERİM İLK AŞKINIZ ANŞAĞÜLÜN ÇOK DUYGULANDIM ELİNİZE SAĞLIK İBRAHAM GARDAŞ
Yüregine sağkık, harika dizeler oluşmuş, okumak haz vardi. Yürekten kütlarım. Sevgiler...
muhteşem bir anlatımdı hele yöre şivesi tad katmış karadut gibi.......
selamlarımla.
müzeyyen başkır
henüz mevsimi gelmedi ama
vakıt bu fakıt
afiyet olsun
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta