Yıl iki bin yirmi üç, mevsim kış, aylardan şubat.
Günlerden pazartesi, hava buz gibi berbat.
Zaman dört on yedi, sabaha kaldı iki saat.
Birden hidrojen bombası gibi patladı tabiat.
Adeta yarıldı yerküre Maraş Pazarcık’ta,
Deprem milyonları vurdu on ayrı diyarda,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta