Ben aşkın közünde kavrulan çalı,
Kızıl alev, kara kütük yar bana.
Sevdanın kopmayan sağlam bir dalı,
Hasretliğin, uzaklığın kor bana.
Bağlanmışım ilmek,ilmek ben sana,
Dolanmışım düğüm,düğüm sevdana,
O yırtacak sen söküğü dikecen,
Elinle yaptın boyunla çekecen,
Ne etseler mutlak boyun bükecen,
Analıktır kötü olur dediler.
*****
Ben istedim huzurlu mutlu hane,
Devamını Oku
Elinle yaptın boyunla çekecen,
Ne etseler mutlak boyun bükecen,
Analıktır kötü olur dediler.
*****
Ben istedim huzurlu mutlu hane,
değerli şairim ne güzel dizeler akıcı gönülden.. ilhamınızın hiç bitmeyeceği güzel duygularınız bol olsun...sevgiyle
cansın erol
Kara sevdam buralarda hal böyle,
Ne yapayım, gel de bana yol söyle,
Al kalbimi Selenay’a kul eyle,
Tüten yürek, umutsuzluk har bana.
en zoru kendine çaresiz kalışıdır insanın...ne aşk ne terkedilişdir onu yoran aslında...en derininde hissetiğindiği sancıya çare bulamayışı kahreder onu en çok...umarım sen kendine çaresiz kalanlardan olmazsın kardeş...yüreğine sağlık güzel şiir
Sevgili Ahmet, biliyorum dostları hep ihmal ettim ama umarım ağabeyini hoş görürsün dost, güzel şiirini kutluyor selam ve sevgilerimi yolluyorum duyarlı yüreğine.
Sevgili EROĞLU şiirinize yorum için devetiniz için önce teşekür ediyorum.Uzun sözün kısası sevdaya dair okuduğum güzel şiirlerden biri,sevda bu savuruda kavuruda ve durumda'da böyle içten güzel dizeler sayfalara dökülür uzun sözün kısası ukalalığa gerek yokiçinde gelen kalemine yansımış mükemeldi benden Nacizhane TAM puan.
Şiiriniz beni etkiledi.
Hayatımkın bir kaç yerine teğet gezti.
Yüreğinize sağlık.
Tam puanınızı seve seve veriyorum.
Bu da benim size armağanım.
SEVDAM
Nedir bana çektirdiğin cefalar?
Seni sevdiğimi bilemez miydin?
Senelerdir yollarında ağladım,
Akan gözyaşımı silemez miydin?
Beni senelerdir unuttun burda,
Bunca dertlerimle bıraktın darda,
Bari hatırlayıp, kuytu bir yerde,
Saçını, başını, yolamaz mıydın?
Sevgim büyüdükçe umudum soldu,
Elimde tek teselli hatıran kaldı.
Bu can senin için binlerce öldü,
Sen de benim için ölemez miydin?
Eteğinden taşları bir yana döküp,
Uzaklardan gelip, gönlüme akıp,
Benim ile bir de cigara yakıp,
Efkarımı suya salamaz mıydın?
Kapında gördüğün elimin izi,
Yine bulamadım, bağrımda sızı,
Bahçene diktiğim taze filizi,
Sevgilimin diye sulamaz mıydın?
Kış düşünce tepesine şu dağın,
Sabah namazından, yatsıya değin,
Kendin için sakladığın ekmeğin,
Yarısını bana bölemez miydin?
Benim ile acı lokma yutmayı,
Bir derdine bin de benden katmayı,
Aklına getirmeden terk etmeyi,
Kahrıma katlanıp, yılamaz mıydın?
Bari bir kez uğra şu bizim köye,
Elin gavurları çıkarken aya,
Uzaklarda kaldı hasretim diye,
Aradan dağları delemez miydin?
Ben, dün gece seni rüyamda gördüm,
Ellerimle saçını tarayıp, ördüm,
Sonra kaçıp gittin, izini sürdüm,
Bu rüyama “hayır” dilemez miydin?
Nefes alamıyor, zor soluyorum,
Yetiş artık, yetiş yok oluyorum,
Ummanlar içinde boğuluyorum,
Benimle deryaya dalamaz mıydın?
İdamlık mahkumun son sözü gibi,
Dermanı olmayan bir sızı gibi,
Anayı kaybetmiş bir kuzu gibi,
Acep ardım sıra melemez miydin?
Sensiz gölgelerim bile donuyor,
Gözüm, gördüğünü sensin sanıyor,
Gayri hasretinden bağrım yanıyor,
Bir tas soğuk yoğurt çalamaz mıydın?
Beni, kendi dergahında eğitip,
Yüreğimi biraz olsun soğutup,
Şu başımdan efkarımı dağıtıp,
Bir defa yüzüme gülemez miydin?
Bu gün boşalttılar koskoca damı,
Sessizlikler korkutuyor adamı,
Gece ecinniler bastı odamı,
Az daha yanımda kalamaz mıydın?
Benim gibi hasret narına yanıp,
Bir vefasız yarin sözüne kanıp,
Dermansız, çaresiz derde katlanıp,
Boğazına kadar dolamaz mıydın?
Sevdan beni ezik-ezik eziyor,
Bu eziklik ta deryaya uzuyor,
Deryanın üstünde arı geziyor,
Yaptığı ballardan yalamaz mıydın?
Özlem geldi baş ucuma dikildi,
Hasretin bağına tohum ekildi,
Umutlarım fellik-fellik döküldü,
Bir elek alıp da elemez miydin?
İhtiyaç duyduğun her yere koptum,
Sana uğrayacak her derdi kaptım,
Söyle, bundan başka sana ne yaptım?
Birazcık insaflı olamaz mıydın?
Şu gönül yaramı hiç saramadın,
Kalbe giden yola hiç varamadın,
Gece karanlıkta hiç aramadın,
Gündüz ışığında bulamaz mıydın?
Yıllar geçti gitti, sen hala yoksun,
Galiba, asla da olmayacaksın,
Beni yakan bu dert, seni de yaksın,
Bu derdi, derdine ulamaz mıydın?
Uçan turnalardan hep seni sordum,
Her turna sesine bir selam verdim,
Turnalarla sana selam gönderdim,
Bir selamı olsun alamaz mıydın?
Söyle, yapacağım başka ne kaldı?
Bunca hasretimi hayalet çaldı,
Gayri yetiş, benzim sararıp soldu,
Benimle birlikte solamaz mıydın?
Senelerdir bana ayrık söktürdün,
Yalvartın-yakarttın, ne dil döktürdün,
Bunca ömür boyu hasret çektirdin,
Yani, bir kere bile gelemez miydin?
Korkut’a hasret çektirdin, doymadın,
Yaptığın ezadan hala caymadın,
Selamı verdiler, yine duymadın,
Bari son namazım kılamaz mıydın?
Aksaray, 13 Haziran 2007
Hasan Korkut
Duygular kaleme düşmüş dökülmüş satırlara...göz yaşı olmadan olmaz bu işler :))) ama ağla ağla nereye kadar ahmet bırakalım diyorum ben.. benden bu kadar.. şimdi yaşların kurumasını bekleme zamanı...senin şiirlerinin takipçisiyim unutma..
nadıde satırlarınız için yuregınıze tesekkurlerımı sunarım saygılarımla
'sevdayı sitemi dile getirişiniz çok güzel başarılı bir şiirdi yalnız kafiyeler daha yumuşak tarzda kelimelerle işlense daha güzel olurdu kanısındayım..tebriklerimi sunuyorum selam ve dualarımla'
Ahmet kardesim Selenay siirini begenerek okudugumu belirtmek isterim..tadinda bir hece siiri olmus kalemin daim ilhamin bol olsun..sevgiler
NEZİH BİR ŞİİR GERÇEKTEN ŞAİRİMİZİ KUTLUYORUM...
Bu şiir ile ilgili 59 tane yorum bulunmakta