http://nurtenaltinok.azbuz.com
Tek kurşunla ölmem ben
Yıldız yağmurlarına tutun bedenimi
Bende bu yürek, lebiderya
Yeşerdikçe kara sevda
Nice rüzgarlara yaprak olurum
Nice gecelere gözyaşı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kutsice Rumuzlu kişiye Notumdur:
:
Yürek elbette lebiderya olur... Senin hiç yüreğin gümbürdememiş ki... Sen yüreğin ne olduğunu bile bilmezsin ki...Irmak Şairi Nurten ALTINOK'un yüreği lebiderya olurken, sizde yürek herhalde taş kesilmekte... Şimdi size ulaşmak için çalışacağım Kutsice...Ama biliyorum gerçek adınızı verip karşıma çıkamazsınız... Ve o kutsice ismi bu tutumundan dolayı da sana asla yakışmıyor. İnsanı seven, hoşgörü, dolu yüreklere yakışır o isim... Yiğitsen ve şiir konusunda dağarcığında bir şeyler varsa gel bana... Konuş, yazış benimle e mi? Belli ki önyargılı, şiir sevmez bir taş yüreksiniz...
Nurten Altınok' u hayatımda görmedim. Yüzyüze hiç gelmedik. İşte bu net' te tanıdım şiirleriyle. Ve HUZUR LİMANI isimli kitabını istedim. Okudum. 38 yıldır kalıcı ve has şiirin peşindeyim. Yorumumu da gerçekten bu şairin şiirlerinden etkilendiğim ve beğendiğim için yazdım. Kutsallıktan uzak Kutsice rumuzlu insan, gönder bakalım sen de yazdıklarını bana. Ya da ver adını bu net'te okuyayım hele seni Ve bakalım boy ölçüne hele...Kaleminin gücüne yani...
...şiir kısa,keskin,vurgulayıcı,yaralayıcı ...hem duygu var hem sanatsal öğesiyle işleniş....etkileyici güzel şiiriniz için kutlarım...yüksel özbek
'tek kurşunla ölmem ben
yıldız yağmurlarına tutun bedenimi '
Şiir çoğu zaman yazıldıktan sonra anlamlanır.
Nede güzel öngörmüşsünüz...
hain bir kurşun yönelmiş yüreğinize.
Oysa bu yüreğe kurşun işlemez.
Saygılarımla...
kocaman yüreklisiniz
From : [email protected] ([email protected])
Sent : Monday, August 9, 2004 8:10 PM
To : '[email protected]' ([email protected])
Subject : Yeni ziyaretci gorusu var
| | | Inbox
Kara sevda... baslikli siir ile ilgili yeni bir ziyaretci gorusu yazildi:
--------
Yazan: Kutsice
''Lebiderya'' kelimesinin anlamını iyi bildiğinizden emin misiniz? Yüreğin
''lebiderya'' olması nasıl oluyor? Bizim bildiğimiz yalılar, evler, apartman
için kullanılır bu kelime. Şairlik de nereden çıktı? Kendi imkânlarınızla
bastırdığınız eşe dosta dağıttınız kitapla mı şair oldunuz.
--------
nice rüzgarlara yaprak olurum
nice gecelere gözyaşı
nice şairleri o şuh kadını
kalbimi bana bırakın...
Kutlarım şiir için.Yeni olmasına karşın şiirlerinizin popülerliği size olan sevgimi daha bir arttırıyor.
Saygılar...
Şair Ömer Besim Yaviç
tek kurşunla ölmem ben
yıldız yağmurlarına tutun bedenimi
Bu yüreğinize yıldızlar da işleyemez....
Güzeldi.. tebrikler
Arzu
sen herdefasında umut yeşeriyorsun.sana on puanla bacemden kopardığım bir kırmızı gül gönderiyorum.kabuleder misin?! tebrikler.
rr.akdora
tek kurşunla ölmem ben
yıldız yağmurlarına tutun bedenimi
bende bu yürek lebiderya
kara sevda yeşerdikçe
Çok güzel dizeler tebrikler
Turhan Toy
nice rüzgarlara yaprak olurum
nice gecelere gözyaşı
nice şiirlerin o şuh kadını
güzel şiir..sevgiler..
Yalova/Esenköy
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta