kara lastik giydin Kara Ercep
karlı kışta kara lahana yedin
avucunla besledin kara keçiyi
dondu eldivensiz ellerin kara kışta
ıslıkla söyledin kara tren türküsünü
gaklarken dumanlı ufukta kara karga
kara dereye ulaştın sabahın köründe
korkmadın kurttan, kara yılandan
kara gözleriyle bakardı Kara Mustafa
Kara Şaban laf atardı saflığına
gözlerindeydi kara bakışı Karabaş’ın
kara saçlarını alnına düşürüp
lıkır lıkır içerdin kara üzüm şırasını
kara bulut gölgeydi kara çadıra
uçururdu her şeyini kara yel
senin için yanardı Kara Kezban
değiştirmedi kara tahta kara yazını
kara kalemle yazdın
okudun kara gözle
Kara Şövalye’yi, Kara Lale’yi
Kara Kitap yazılmamıştı daha
Karaoğlan’ı, Kara Murat’ı izledin
kara kuşak bağlayamadın ama
tanıdın Kara Fatma’yı
kara elmas boyadı gözlerini
kaynattın kara kazanı
Hacivat’a kızdın
Karagöz’ü sevdin
okşadın kara kartalı
kara sineği kovdun
karalar sardı Kara Ercep seni
kara, toprak, kara, deniz
derken kara deniz, kara su
düştün yola kara günde
ışık ara düşersen yine dara
yürü karaları yara yara
Kara Ercep Ağa yürü
karşıki dağı aş
yeni masala ulaş
kötüler üzülsün
iyiler sevinsin
(25. 04. 2015)
Kayıt Tarihi : 25.4.2015 16:09:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu kadar karayı bir araya nasıl getirdiğimi ben de anlayamadım.

TÜM YORUMLAR (3)