Elmasın karası mı olur?
Olur elbette.
Zonguldak'ta karadır elmas.
Karadır katran gibi,
Karadır gece gibi,
Talih gibi,
""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi
Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
Devamını Oku
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi
Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
sayfanıza tesaDÜFEN GELDİM. bir kaç şiirinizi okuyayım dedim. daha ilk şiiriniz dikkatimi çekti. zonguldak da bir kaza sonrası kaleme aldığım bir şiirimi şiirinizin altına ekliyorum
saygılarımla:
rr.akdora
acınmayı sevmez madenci
bir ihtimal
bir patlama
dört yüz ölü
büyük facia
keşke olmasaydı haberin böylesi
yas odağı oldu Zonguldak birden
hançer savurdu radyolar, televizyonlar
dört yüz babanın evlat sevgisi
ocakta duman oldu bitti
ben ağladım, ağladı komşularım
dağ ağladı, kuş ağladı, taş ağladı
gözyaşı döktü doğa!
ben Bulgaristanlı
yirmi iki yıllık madenci
madencinin dünyasını
anlayamaz madenciden başkası,
keşke olmasaydı haberin böylesi!
madencilik yüreklilik demektir
hizmet demektir vatana, ulusa
her adım atışında bir sorumluluk
her hamlede yeni bir umut
başı dik girer ocağa
yorgunluk nedir bilmez
karanlıkları yırtar atar
mihverindeki lamba
karamsarlıkları
yırtıp attığı gibi
yüreği
madencilik yüreklilik demektir
hizmet demektir vatana, ulusa
keşke olmasaydı bu infilak da
olmasaydı haberin böylesi
ölümü
dört yüz vatan evladının
dört yüz şehidimizin
dört yüz kara kaderi
para kaynağı oldu
madenciliği bilmeyenlere
davuluna vurdular
kasnağına vurdular
suçluyu aradılar ocaklardan uzakta
suç ölümün suskunluğunda
EVET
suç madenci olmakta
bilinmelidir ki
bir ihtimal
ille doğacaktır
madencilik mesleğinde
bir ihmal madencinin olabilir
yöneticinin olabilir
doğacaktır
insanlar doğurgandırlar
iyilik, kötülük
hep insanlardan doğarlar
kanayan yaraya merhem olamıyorsak
tuz bari serpmeyelim
dört yüz vatan evladı yürekli
şehit düşmüştür
yakınına söylemeden son sözünü
ölmüştür!
gözlerim yaşlı
yüreğim beynim üzgün
siyasi görüşler suçu değil
yürekliliğini arayın madencinin
utanır ölümü önünde madencinin
ağlamak bile
utanır
yüreksizlikler yüreksizliklerine
mezarların
çoook daha derinlerinde
can vermenin yüceliğini
çalışanlar bilir o derinliklerde
gömüdü oldu kömür ocağı
dört yüz talihsizliğin
ninelerin üzgülerinden ağıtlar doğacak
çocuklar babaya hasret
gözyaşı dökecek gede boyu altında yorganın
ağıtlar doğacak çocukların gözyaşlarından
anaların gözyaşı karışacak kömürün karasına
ağıtlar düşecek
eşlerin gözyaşına
dualar kırık umutların tesellisi olacak
beklentileri dizbağlarında bitik
insanın kaderi bir sırdır alnında yazılı
dört yüz kader dostlarımın anıları ağıtlarda yaşayacak.
talihsizlikler
sinsiliğin siperinde siperlenir
bilir bunu madenci
ezmeğe iner her seferinde
başını sinsiliğin
er meydanında yenik düşmekte var
bunu da bilir madenci
insanın kaderi
bir sırdır insanın alnında yazılı
maxdenci yine inecek katlar
kara kömürün çıkarmak için ak yüzünü
madenci yine inecek katlar
dört açarak gözünü
talihsizlik gizleyen sinsiliğin
başını ezmeye
acınmaları sevmez madenciler
acınmalar gülünç gelir
madenciye
rahim recep Akdora
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta