KARA CEMİL
Kangal ‘ın karakışı bu yıl erken bastırmış, yalnızlık dolu uzun kış gecelerim yeniden başlamıştı.
Karın beyazlığıyla az-boz ağarmaya koyulan karanlık sokaklarda ayaz kol gezmekteydi. Suratımı ustura gibi kesen soğuk bir kış rüzgarı beyaz kar topaklarını savurarak daracık sokaklara saldırıyor, paltomun eteklerini uçuruyor, saçlarımı darmadağın ediyor, yığma taştan yapılmış binaların çatılarında uğulduyor, keskin, ince ıslıklar çalarak karlı ovaya doğru yayılıp gidiyordu.
Atkısına ve paltosuna sımsıkı sarılıp sarmalandığı için kendisini tanıyamadığım biri:
- İyi akşamlar doktor…
Diye seslenerek fırtınaya karışarak kayboldu.
Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Devamını Oku
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken



