Parmağımda siyah tüylerinden
siyah bir izin sesi...
sen bu sabah gittiğinden beri
...bağırır bağırır...
küçüğüm,
Istanbul'da bir sis, bir sis...!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




güzel bir çalışma kutlarım
Bir damla gözyaşı ile eşlik ettim şiirinize; müsadenizle. Barış ARDAHAN.....
Merhaba,Sevgili Yazıcı karlı bir istanbul akşamı okuyorum bu savunmasız şiiri,yüreğimde çok savunma silahları var ama,bir tanesi varki;güzel yüreğine ve usta kalemine sağlık.Başarılaınız daim
olsun.Size aşık ne hayran bir şair.
Dr İbrahim Necati Günay
yaşamın en mahzun sevgisi
ömrüne karışmak mı? Hâşâ!
ama nasıl katlanacağım sensiz
bu ölümcül telâşa?
çok güzel bir ifade olmuş...canım sıkıldı geziniyordum antolojide halbuki o kadar zaman oldu burda olalıda sizin burada olduğunuzu bile farketmemişim...
kim demiş ki, kadından şair olmaz diye, bal gibi olurmuş...hem şairlik nedir ki, duygu ve düşüncelerimizi mısra mısra işlemek değilmi ki yüreklere, kim mahrum bırakıyor kadınların duygularını mısralaştırmaktan...
tebrik etmek sizi ne kadar rahatlatır burasını bilmiyorum, ama gerçekten güzeldi bu şiir yada duygularınız...
inanın hayatı izah et deselerdi bana , (bir bebenin gözyaşından bakmak) diyerek özetlerdim bir cümlede...
Güzlü düşlerimin karşı kıyısındaydı
Yitirilmiş, sevdalarımın ozanları.
Ah! bilmiyorum ki nelerin yasındaydı
Bitirilmiş şeydalarımın o zanları…
Orkun Işık
Acıların en dayanılmazını işlemişsiniz
şiirinizde,tebrik ederim.
Umarım böyle büyük acıları
kimse yaşamaz.
saygılarımla .
Ablacım aslında tanıdığım herkesin görüşü ama neden bu kadar insan iyi iken hep canlar yanıyor merak ediyorum doğrusu..Yani hepimiz bu dilek içindeyiz ama yinede çevremizde çok canlar yanıyor ya görmezden geliyoruz yada bizene deyip geçiyoruz..
Saygılar...
Ayşenur Hanım,sizi gemi gezisisnde,ve daha sonra bir iki şiir toplantısında izledim.Son derece tabii,son derece samimi idiniz etrafınızdakilere..Ve güvenli.Biraz tereddüt,biraz afili,çok da dikkatli.İşte bu şiirinize doldurduğunuz duygularınızı bütün bu gözlemlerimle birlikte daha da yoğun algılayabiliyorum.Tebrikler.
Tüm kalbimle katılıyorum duyarlı yüreğinizin bu en anlamlı sesine; saygılarımla, mehmet tombuloğlu
Ben de çektim ve neredeyse 4 yıl sonra halen çekiyorum bu acıyı. Kolay katlanılmıyor Sevgili Ayşenur. Yüreğimi dayadım yüreğine...
Sevgi ve sabır dilekleriyle:(
Yeryüzündeki tüm bebeler savunmasızdır..İster insan ister hayvan..Bebekler ölmesin,ne olur ölmesin.
ölmesin..........
duyarlı yüreğinizi öptüm
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta