Kar Taneleri.
Pencere önünde seyre dalarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
Radyoda içli bir şarkı çalarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
.
Dağlarda taşlarda hep öbek öbek
Gökyüzünden düşer binlerce çiçek
Her yerde uçuşur beyaz kelebek
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
.
Kardan adam yapar mutlu çocuklar
Kaymak için hazır tahta kızaklar
Beyaza büründü bütün sokaklar
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
.
Bazen yoğun düşer, bazen de az az
Portakallar dalda, bahçe bembeyaz
Yoksula,evsize vururken ayaz
Sessiz sessiz yağar kar taneleri
,
Damla damla akar buz tutmuş pınar.
Beyaza bürünmüş görkemli çınar
Gözlere seyirlik manzara sunar
Sessiz sessiz yağar kar taneleri.
.
Penceremde öter serçe kuşları
Açım diyor gibi yakarışları
Gönlümü titretir can bakışları
Sessiz sessiz yağar kar taneleri.
.
Düşen her tanede dilek tutarken
Ettiğim duaya seni katarken
Tefekkür ederek kalbim atarken
Sessiz sessiz yağar kar taneleri.
Salih Kozan
Salih KozanKayıt Tarihi : 26.1.2012 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sessiz sessiz yağar kar taneleri




KAR BEYAZI
Bir gün uyandığımda, etraf bembeyazdı,
Kar beyazı.
Yüreğimde buz gibi ferah bir rüzgâr esti.
Penceremden seyrettim.
Doğa, bembeyaz bir gelinlik giymişti.
Gülümsedim.
Üşüyen toprakta gülümsedi, hissetim.
Çünkü:
Kar çiçekleri başını uzatıyordu,
Yavaşça…
Karların arasından süzülerek yukarıya doğru;
—Merhaba! Dedi.
Merhaba hayata. Şu doğan güneşe.
—Merhaba!
O’selamların en güzelini, gülümseyerek verdi.
Unutmamıştı çünkü yaradılış gayesini.
İleride, kardelenler komşu oldu kar çiçeklerine.
Selamlaştılar birlikte, hoş geldin dediler güneşe.
İnsanlığa, uyumu ve dostluğu anlatmak istercesine.
Oysa birazdan güneş;
O güzelim karı eritecek, yok edecekti.
Ama onlar biliyordu, bu olması gerekendi.
O; mikropları öldürüp, toprağı besleyendi.
Rabbinin emirlerine,
Sorgusuz, sualsiz teslim olandı, Olmalıydı.
Gözlerimin önüne, ıslak ıslak gülümseyen toprak geldi
Yaradana teslimdi. Ve yağmurlar;
Doğanın yanaklarından yavaşça süzülüverdiler.
Penceremin önüne geldiğinde, selamsız geçmediler.
_Selâm ün Aleyküm.
Ve Aleyküm Selam ve rahmetullahi ve bereketühü.
Tab, tab, tab, tapırdadılar rüzgârın eşiğinde.
Camları yalayarak indiler,
Yanaklarımı öpercesine.
Sembol oldu gülücüklerime tebessümlerim.
Ruhumun derinliklerine ılık ılık indi.
Karlı bir kış sabahı, penceremde kar soğuğu,
Ve ben, bu olağanüstü görüntünün karşısında,
Buharlaşan camımın arkasında titredim.
Ama üşüdüğümden değil.
Karşımdaki o muhteşem manzaraya baktıkça,
Ilık bir bahar sabahını hissettim bedenimde.
Duygularım, bedenim ve ruhum,
Penceremde birleşip, indiler karların üzerine.
Öyle uyum ve ahenkle birleştiler ki,
Dans ettiler saatlerce.
Buluştular kardelenler ve kar çiçekleriyle,
Tefekkür deryasına dalıp, uzandılar hakikatlere.
Sevda ikliminin sıcaklığıyla eriyip, yoğruldular.
Vicdan kalıbında şekillenip, geriye döndüler.
Saygı çerçevesinde toparlanıp,
Bedenimin bilmediğim bir köşesine geçip yerleştiler, Çıkmamacasına. 17-Şubat–2009
TÜM YORUMLAR (27)