-
08.09.2006
-
19.09.2006
-
19.09.2006
-
25.09.2006
-
15.09.2006
-
18.09.2006
-
14.09.2006
-
08.09.2006
-
20.09.2006
-
20.09.2006
-
20.09.2006
-
20.09.2006
-
21.09.2006
-
29.09.2006
-
08.09.2006
-
08.09.2006
-
08.09.2006
-
13.09.2006
-
16.09.2006
-
07.09.2006
-
08.09.2006
-
17.09.2006
-
18.09.2006
-
09.09.2006
-
10.09.2006
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Resimleri mi şiirlerden etkilenmiştir yoksa şiirleri mi resimlerinden?
Bunu anlamanın imkansız olduğu bir içiçelikle, hepsinin buluştuğu tek nokta “denize olan aşk”.
Bir tane çocuğu var, bir buçuk yaşında bir oğlu.
Bu aşkla, onun adının olsa olsa deniz ya da okyanus olacağını düşünür insan.
Tanıştıralım;
bu çekik gözlü çocuğun adı “Poyraz”
Onu biraz tanıyanlar bu nedenin yattığı içselliği hemen anlar.
Bu içselliği ise, hem şiirlerinde hem de resimlerinde herkes gözl ...



