Bir ağaç dalı yerine
Televizyon antenine konmuşlardı…Üşümüş ve yorgunlardı.Biri diğerine
sokulmak istedi.Bütün gece uçmuşluğun yorgunluğunu unutarak,
Yürümekle,uçmak arası…
Tökezledi…Ya uçacak ya da düşecekti.O…O hiç birini seçmedi.Daha bir sıkı
sarıldı ayakları.Soğukluğunu hissetti.Tünediği ne olduğunu çözemediği Metelin.
Bu metal ki soğuktu, düz ve kusursuzdu.Tırnaklarını geçirip, tutunamıyordu.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta