Sanıyor musun yanaklarım al al. Kahkahalar içinde, mutluluk şemsinin gölgesinde, fışkıyeler altında ferahlıyorum. Güvercinler doluyor buraları, yanık bir ses işliyorken içime; doyuyor mu ruhum, nefesim? Kırmızı güllerimin rengi akıyor; ne bembeyazlığın asaleti kalmış ne simsiyahlığın cürriyeti. Kimse bir cacık olamamış şu açan yapraklarda, meyva verememiş ağaçlar.
Heyhat! Koşuşturuyorken, neyin peşinden, niçin? Adaleti yerinde mi diye düşlüyorken, bir ses:
Öleceksin! 'Gerçeğe açtığında' gözlerini, Göreceksin!
Bileceksin, şimdinin terlemelerinden korkma,
Sen şu iblisin, içini kemiren nefsin nasihatiyle,
Bilhassatinle,
Tuzağa düşme!
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta