Bu merdivenlerden çıkarken kimse hem de hiç kimse ellerimden tutmadı benim
Her adımı bir keder her adımı bir darbe bu merdivenler. Sizlerin güle oynaya çıktığınız bu merdivenlerden her birinde gözyaşım her birinde damla damla kanım vardı benim.
Evet belki sizler gibi kolay çıkamadım. Sizler gibi gülerek olmadı belki adımlarım
Çünkü siz hayatın mutlu yönlerini yaşadınız bense merdiven dayadım hayatın en zorlu yollarına.
Sabahları ıssız bir sokakta yalnız başınıza uyandınız mı ki beni dışlıyorsunuz. Ben mi istedim sanki doğarken annesiz babasız kalmayı. Olmadı ki benimde elimizden tutan gülerek geçelim bu merdivenleri. Her adımında gördüm hayatın en çirkin yüzlerini. Menfaat uğruna kıyılan canları.
Arzular uğruna bir köşeye öylece bırakıp gidilen minicik yavruları. Bir sokak lambası altında çaresizce oturan çocukların haykırışlarını gördüm bu merdivenlerde. Her adımım öyle kolay olmadı benim. Tam diğer basamağa çıkarken düşmekten yorgun düştü bu dizlerim. Kanmaktan öyle yorgun düştü ki bu bedenim. Sanmayın ki her düştüğümde yaralarımızı saran biri var benim. Yaralarım öyle sizlerinki gibi hafif değildi benim. Bir sözün bir kursun olup saplandığı ve hiç durmadan kanayan bir yüreğim var benim.
Öyle kolay olmadı çıkmam bu merdivenleri benim. İlk basamakta sonu yokmuş gibi görünse de artık biliyorum bir sonu var bu kanlı merdivenlerin. Herkes kendi basamağına gelince çekiliyor bu hayat merdivenlerinden. Biliyorum bir gün belki bende geleceğim kendi basamağıma.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta