yıpranmış kapı tokmağı
eşiğin önündeki mermer aşınmanın en güzel örneği
Yine sana yazıyorum
Yüzünün rengi beyaz sarısı
Süslenmiş bir iki çille yanakların ve çıplak omuzların
Kılcal damarlarını saklayamıyor tenin
Afrika'da bu kadar ac varken
Bu kadar sisliyken hava
gök yere inmişken adımlarıyla
Ve ağrılı yerlerim benimleyken
Ben sana aşık olmam
Seni kendime göre sevdim!
Saçlarının rengi yürek kırmızısı
Kızıl.
Kaldırımları oldukça dardır tıpkı diğer kasabalar gibi;
dik ve yokuş olan sokakları da bolcadır.
Bir beyden almadır adını.Bey--Pazarı bitişik yazılır elbet. elbet başkaca şeylerden de bahsedeceğim mutlak.
Uzak şehir sayılır Ankara an ve kara....
sabahları soğuktur güzaylarında...eğer akşamdan ayırtmamışsan yerini kalırsın o şehirde giden otobüslerinin ardından. Biletsiz ve ayakta.
Çekmedim kimsenin nazını
Gülün bülbüle olan işvesinden geçmediği gibi
Geçmedim kendi bezirgan halimden
Büyülü fener gibi bekledim
Biçareydi...
onca yıl
sensiz geçen günlerim
ne rahattım
senden önce kaygısızdım
...........
Öncesi vardı
O an ne yaptığını
Pencerede mi/ yoksa yatağında mı
Yada ince bileklerini mi yıkıyordun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!