ölüm erken iner akşamlara sinsidir kucaklaması
pusuda bekleyen kangren yalnızlıklar öter dallarda
sesini dinlersin ıslık ıslık rüzgarın, içinde erir kemiklerin
soğuk derin, fısıl fısıl sürten gözlerine karanlık derin
durma geç yalayarak akşamın sis kokan penceresini
sana dil ucuyla ölüm fısıldayacak korkusuz puhu
açıp ellerini konmasını bekler ismini bilmediğin cesaret
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Çok güzel şiir. Bunda da soyutlama dozajı aşmış biraz. Başı ve sonu da A. Arifi anımsattı.' .akşam erken iner pamushaneye....'
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta