Öyle bir aşk ki seninki, iki âlemi kuşatır hem de kaç kez. Varlığın İrem bağlarında dolandırır beni, yokluğunda cehennemin nârında yanar beden. Henüz kavuşmadan solar bakışlar, toprak vermez çiçeklerini yüreğini yüreğime gömmeden.
Hazâna gebe kalır geceler, gündüzlerse kör eder gözleri. Kurur hayallerde gülüşler, usulca terkeder can bedeni. Hatıralar içinde öyle mahzun bir yıkım telaşı, bir talan başlar ki;
Kanar iki doğu ve iki batıda avuçlarım, ukbâya dikilen bir çarmıha gerilmiş gibi...
Sen böyle zamanın bizi bir su gibi peşine alıp sürüklediğine bakma.
Hangi deli ırmak, hangi durgun denizle kavuşmadı ki...
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Devamını Oku
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta