Kim içmez,
son yudumunda zehir de olsa, aşk şarabını
dudaklarında vedanın tadını alsa bile,
kim öpmez sevdiğini...
kim dinlemez,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




ben bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum , acı düşüyor avuçlarımda çizgilere
Hayat bazen çelişkilerle sınar bizi. Uç noktalara taşır değerleri ve bir damlası için bile göze alabileceklerimizi ölçer. Ve o durumlarda belki de hepimiz alırız o riskleri. O yüzden sevgili Yunus Güzel de 'Kim dinlemez, kim içmez ...'gibi aslında bu davranım şeklinin kişiye değil , insana özel olduğunun altını çizmiş dizelerinde. Ve sevgili Sinyali'nin yorumu ile şiir tam netliğini ortaya koyuyor. Gerçekten de, söylediği gibi 'Ah...' deyip seslendiğimiz zamanların esintisi var, en çok şiirde.
Bir genel durum anlatan şiir içeriğine karşın başlığının bu durumlardan sadece birisine özel gönderme yapma işlevi yerine başka bir şekilde asıl temaya dair olmasını önerebilirim.
Sevgilerimle
Aynur Özbek Uluç
Durup , durup:
- Ah...
Diye seslendiğimiz zamanlardan bir esinti...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta