Kim içmez,
son yudumunda zehir de olsa, aşk şarabını
dudaklarında vedanın tadını alsa bile,
kim öpmez sevdiğini...
kim dinlemez,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
ben bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum , acı düşüyor avuçlarımda çizgilere
Hayat bazen çelişkilerle sınar bizi. Uç noktalara taşır değerleri ve bir damlası için bile göze alabileceklerimizi ölçer. Ve o durumlarda belki de hepimiz alırız o riskleri. O yüzden sevgili Yunus Güzel de 'Kim dinlemez, kim içmez ...'gibi aslında bu davranım şeklinin kişiye değil , insana özel olduğunun altını çizmiş dizelerinde. Ve sevgili Sinyali'nin yorumu ile şiir tam netliğini ortaya koyuyor. Gerçekten de, söylediği gibi 'Ah...' deyip seslendiğimiz zamanların esintisi var, en çok şiirde.
Bir genel durum anlatan şiir içeriğine karşın başlığının bu durumlardan sadece birisine özel gönderme yapma işlevi yerine başka bir şekilde asıl temaya dair olmasını önerebilirim.
Sevgilerimle
Aynur Özbek Uluç
Durup , durup:
- Ah...
Diye seslendiğimiz zamanlardan bir esinti...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta