şubattı eylül kokuyordu sen bana bakıyordun
izmir’e yağmur istanbul kan ağlıyordu
gözlerimi yıkıyordum, gözlerimden düşüyordun
kalubeladan beladır, gözlerin düşmüyordu
çayın demi çökmüştü, soğuktu bardaklar çatlıyordu
penceremde hanende kuşlar susmuştu, üşüyordu
gözlerin gözlerime kapanmıştı, üşüyordum
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta