Sürükleyip âlemi, bir sel gibi akarız,
Her damlada kavrulan, kalplerin dili vardır.
Ne söylenen bir söze, ne bir ten’e bakarız,
Kırılmış aynalarda, gölgenin eli vardır.
Gönlümüz taş kesilir, her secdede bir yük var,
Mehtaplı her gecede, hafifçe eser rüzgâr,
Ey içimde kaybolup, yüzüme çarpan mezar,
Yanı başımda duran, sükutun yeli vardır.
Savrulur hep dualar, yankı bulmaz yamaçta,
İniltisi yüreğin, gizli kalmış amaçta,
Göz yaşı mı ırmak mı? kimse bilmez damakta,
Baharda bir aşığın, solmayan gülü vardır.
Akıbet bir tas sudur, aşk ile yoğrulmuşuz,
Kime baksak bir yara, özlemlerle dolmuşuz.
Ey hicranın eşiği, biz sende boğulmuşuz,
Her adımda yeşeren, çöllerin hâli vardır.
Ey çağrısı suskunluk, ey yitik sevdalarım,
Ey dilleri susarken kalbi ağlayanlarım,
Şimdi her gün, her gece, sel olur zamanlarım,
Sevda dolu kervanın, aşklara yolu vardır.
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 17.1.2026 13:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!