Toprağın bağrında uyuyan o kadim güç uyanmalı;
Ter, bir mabet serinliğinde akmalı alından.
Üretmek; sadece çarkın dönmesi değil,
Zamanın kalbine yeni bir yön vermektir.
Kaçırılan her an, raydan çıkan bir ömürdür;
Biz, ufku kendi ellerimizle kuranların soyuyuz.
Bilim; o çelik bilekli iradenin aklı,
Sanat; o göğüsteki sönmez harladır.
Tek kanatla menzile varılmaz;
Biri kırılırsa, zulmet dolu bir uçurumdur coğrafya.
Akıl, gerçeğin sert kayasını yontmalı,
Ruh, o kayaya estetiğin mührünü vurmalı.
Laboratuvarlarda parlayan o kutsal ışık,
Tiyatroların tozlu sahnelerinden yükselen o çığlıkla birleşir.
Şiir, bir fabrikanın en hassas dişlisi;
Tirad, kalkınmanın sarsılmaz manifestosudur.
Zira insan, sadece ekmekle değil,
Anlamın o devasa sofrasında büyür.
Ülke, refahın sarsılmaz kalesi olduğunda;
Ovalar, renklerin düğün yerine döner,
Dağlar, baharı bir sancak gibi taşır omuzlarında.
Nehirler, sadece su değil; bir hürriyet ezgisi taşır.
Tüm canlılar, adaletin o geniş gölgesinde nefes alır.
Bu, sadece bir zenginlik düşü değil;
Bir milletin ayağa kalkış ateşi,
Damarlarda korlaşan bir varlık davasıdır.
Gözlerdeki son fer, o büyük şafağa adanmış;
Geceyi, inancın o beyaz yalımıyla boğacağız,
Müebbet bir aydınlık için, bir daha sönmemek üzere.
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 00:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!