Levh-i Mahfuz içinde bir gizli sırmış,
Huda'nın ilk yarattığı o yüce Kalem’miş.
"Üktüb!" nidasıyla deryalar taşmış,
Kainatın hükmü o mürekkeple pişmiş.
Gara bağrım yanar, aslımı yitirdim men,
Yüregim sızlar, gaflet uykusunda sen.
Batı elden çaldı ilm-i hikmeti,
Biz ise unuttuk o şanlı devleti.
İkra! İlk emirdir, cihanı nurlandıran,
Mü’cizât-ı Rabbânî, kalbi uyandıran.
Hâkimiyet O’nundur, itaat eyleyin,
Bu ilahi buyruğu tüm arşa söyleyin!
Cehâlet zulmetinde kalmış bir zihniyet,
Mağrifet terk edilmiş, bitmiş asabiyet.
Adâlet beklerken bu akl-ı meâş,
Ruhumuz miskin, gözlerimizde yaş.
Kün feyekûn emriyle her şey oldu ayan,
Kalem yazdı kaderi, ey gafil uyan!
Kâğıt ağlar, kalem sızlar bu ahvalimize,
Bakmaz mısın sendeki o yüce mucizeye?
Oku! Kitâb-ı Kâinat her zerrede gizli,
Hakk’ın her bir nakşında hikmet var izli.
Gâlû Belâ’da söz verdik o Zât-ı Zülcelâl’e,
Düşme artık dünyada bu perişan hâle!
Tevbe ya Rabbi... Biz uymadık kitaba, cahil kaldık biz...
Yetiş ey Kalem... Yaz bizi yeni baştan.
Kayıt Tarihi : 15.2.2026 22:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!