Yunus'la bir olunca, gönüller şiirleşti
Ahiret şifresini, çözerken ilhamlarda
Göz tefekkür eyledi, masiva şuurlaştı
Ağızlar derya oldu, yüzerken kelâmlarda
İlimli tahsildarın, kalemi cevabında
Akıttıkça siyah nur, yüz şehit sevabında
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Yunus, bir vahdet-el vücut tarikatı mensubuydu ve kendisini-haşa- Allah'ın cüzlerinden bir cüz olarak görenlerdendi ve bu azim şirkini de gerçek tevhid sananlardandı. Tıpkı Muhyiddin el- Arabi ve Celaleddin er- Rumi ve Hallac-ı Mansur ve de Beyazıd-ı Bistami gibi.
Kim gerçek tevhid isterse Kur'anın muhkem ayetlerindeki tariflere bakmalıdır. Yoksa tevhid zannettiği şey şirkin ta kendisi olur ve öteki müşriklerle beraber nar-ı Cahimi boylar.
Büyük Adem, atamız olan Adem-as-dir. Bizler ise Adem oğullarıyız.
Hayırlı imtihanlar.
"Kılıçtan keskin..."
...
O, bir kalem...
Sözü anıtlaştıran
Kayda geçiren, anlamlı kılan...
Ama "liyakatli ellerde...."
Öyle kiralık değil!
Kırmak, nefreti yaymak için değil.....
İşte şiir de o...
Yunusça....
Tebrikler Ozanım.
Tamda istediğim cevap, teşekkür ederim Mustafa hocam selamlar
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta