Yüzüyor zihnimin çöl serabında bir kuğu
Bir tilki uğultusu sarıyor vahamı derun
Durum vahim, düşlerimde bir buğu
Soğuğu özletiyor kavurucu sıcağı kumun
Yerin burası değil
İzbe bir yerde, uzaklarda; tuzaklarla,
Meşaleler ve şelalelerle dolu bir köy vardı.
Yeşil canavar bu köyde yaşardı.
Bu köyden artık ne yeri ne de yurdu vardı.
Oradaki herkes gibi, canavar da oralıydı.
Saç örgülerini ellerimle çözdüm.
Omuzlarına düştü kıvrımların...
Pişman değilim bu Tanrı'nın buyruğu,
Özgürce salındı omuzlarına,
Bu deli kısrağın kuyruğu...
Siyah kapüşonların ardında çelik hançerlerin çekiş sesi,
Milyon kadar varlardı,
Kuşkuları yok...
Bir şimşek gibi önlerini,
Alparslan'ın sakallı yiğitleri kesti...
Çığlıklar atarak bir ok, saplandı örgülü demir zırha...
Masumiyet mi bu handeler?
Yoksa cefası mı bu uzun günün?
Bir düzine güzün,
Küskün kasımpatıları kök kök düşüyor
Fakat menekşeler...
Onlar hala dipdiri yaşıyor...
1
Ayaklarım cüssemi tutarken göz kırpıyor
Sarkaç gibi sallanıp duruyorum.
Göklere salınsam fikri aklımı kemiriyor.
Bengü bir kayboluş istiyorum.
Haliç'e güz bugün gelmiş,
Göçmen kuşlar,
Bir vincin çevresinde,
Yılın son balosunu veriyorlar
Bir beti düşmüş göklere,
Bir kadın resmi,
Boğaz çarşaf gibiydi ben içine atladım,
Bedenimle azgın çarşafı yırtıp katladım…
Su sardı bedenimi, sımsıkı sarmaladı,
İlk kez bir şey bana bu kadar içten sarıldı…
Bozkırın;
Buğday renkli çocuklarıyız biz…
Tutkunun tek rengi,
Al al olmuş yanaklarımızda,
Ve dökülen kanımızda saklı…
Baksana!
Dümeni fırfır döndürüp,
Yelkenleri rüzgara açacaksın
Tüm sani uygarlığı küstürüp
Yolda beni bulacaksın.
Ruhu özgür bir denizciyim ben,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!