Bir yosma geçiyor, kaldırımdan,
Denize nazır, bir bankta elleri cebinde bir adam süzüyor
O yosma gözlü kadını,
Kendisinin fahişe gözleriyle,
Adını bilen yok yosmanın,
Haftada bir gelir, 06:45’te tam adamın kahvaltı vaktinde.
Anası ölmüş, babasıyla yaşıyormuş, Beyoğlu semtinde,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta