Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.
Necip Fazıl Kısakürek
Ne zaman nasır tuttu kalbim? Ruhum, şakağıma düşen yağmur damlasının dudaklarıma kadar süzülüp çenemden toprağa kavuşmasına kayıtsız kalıyor. Soğuyan hava yanan yüreğime merhem olmuyor. Başkaları yağmur altında yürümenin tadını çıkaradursun, yüreğim kendini serinletecek bir nefes arıyor. Karışmaktan bulanan beynim hissiselime hasret, bekliyor. Sihirli bir el kalbime değiyor. Ruhum, tuz taşından sonra suya koşan bir sürü gibi tozu dumana katarak ışığa doğru koşuyor.
Anladım ki zaman her şeyin ilacı değil aslında. İzlediğim her filmin sonu acıyla bitiyor... Yoldan çıkan gençlik canımı sıkıyor. Arlanmak bilmeyen ebeveynler şımarık evlad-ı iyaller yetiştiriyor. Sevgi, kelimelere gizlendi, merhamet artık tozlu kalplerin parmaklıkları ardında can çekişiyor. Rüsvalaşmış bedenler kirlerinden yanmadan arınmıyor!
Kararan gün geceye dönüyor. Bir gece bin musibete gebe, suçlular sokaklarda kol geziyor. Birileri tetiğe basıyor, birileri çoktan öldü bile.
Bu dünyada parasız su bile içilmiyor. İnsanlar para kazanacak iş bulamıyor. Vicdansızların sayısı vicdanlıları geçmiş, yaşamanın canına okuyor. Ezan sesleri her zamankinden daha az geliyor. Çünkü kulaklar, dedikodu dinlemekten ezanı duymuyor.
Bir deli bir kuyuya taş atıyor. Bin akıllı kuyuya atlıyor. Taşlar başlarına yağıyor. Başlara yağan taşın cürmü, akılları başlara getirmeye yetmiyor.
Allah"ım! Lütfedeceğin mucize bir ele muhtaç kalplerimiz! Gönlümüz, sen affetmedikçe arınmayacak kirlerinden. Bize bir inayet gönder. Fütursuz, takatsiz bu halimiz suya doyan toprak gibi şahlansın kanatlarından. Yüreğimize meveddet ver! Haddini son raddesine değin harcayan ruhumuz Sen istemeyince çıkmayacak bedeninden.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta