Bir yaz günü rüzgar eserken
Dalgalar kumsalı okşarken
Belki bir sahil kasabasında
Selam dedin gülümseyerek
Karıştı birbirine sözlerimiz
Dedim ki insanın dile düşen sözleri
Sevgiyle bakan, o yalansız gözleri
Her dem aynı şeyi konuşabilmeli
Süzmeliyim kalbimin süzgecinde
Sözümü dilime düşürmeden önce
Koymalıyım Ruhumun şevkat eleğine.
Çoşkun göz pınarlarımız
Çocukluk çağlarımız
Kaybolan yıllarımız
Umutlu umutlarımız
Hayalimiz, rüyalarımız
Bilmek içindir öğrenmek
Öğrenmek için görmek
Görmek için bakmak
Bakmak için dönmek
Dönmek için duymak
Duyuyor musun? Can bildiğim
Gel ne olur diye inliyor ruhum
Özledi eşini
Güneşini
SUSTUM KENDİME KÜSTÜM!
Konuşmam dahi suçtu
Gülmekde çok ayıptı
Kim oluyordum ki
Anlatamadım sustum.
Ölüm yıl dönümün babam!
On üç eylül iki bin ikide
Nasıl unutulur ki o gün
Kavuşma günün Rabbime!
Bir damladan, ulaştık bir bedene
Anne karnında can verildi bizlere
Donatıldık, biz sonsuz nimetlerle
Elim, dilim, aklım hepsi bir hediye
Yaratan Allah'ımın Yüce takdiriyle.
Gün yirmi bir Mart bahar bayramı
Şeftali, karayemiş, erik çiçek açtı
Kıştan bir eser kaldı mı, kalmadı
Baharda ağaçlar tekrar canlandı
Vatanım senin için var bir isteğim
Baharla yeniden doğ bebekler gibi.
Dönüp de bakınca maziye
Göze perde anılar gelince
Kanar yürek yine içten içe.
Unutmadım unutamam




-
Kasım Akçay
Tüm YorumlarDünyada doğruluktan eser kaldımı ki... Melek Hanım.
Şiirlerde de olsa doğru sözleri görmek çok güzel.
Tebrik ederim güzel bir şiir yazmışsınız.