Gözyaşı damarlarımı kuruttuktan sonra biriktirdiğim peçeteler işe yaramadı… Gölgesinde kaldı tüm olup bitenler… Yanılsama mı? Hezeyan mı? Ya da gölgeli bir düşünce paniğimi olsa gerek olanlar. Çok konuştuk seninle hayat üzerine. Hayatın anları mı bizi birbirine yakınlaştırdı, o da bilinemez. Şimdi seninle bir deniz kenarında oturup konuştuklarımızı teğet geçiyorum. Yaşamı mı bir çöplüğe attım. Geride kalan her şeyi; aşkı, özlemi, aldatmayı, bedenleri, bedenimi, sevgiyi, gözyaşını, hiçleştirdiğim tüm kabahatleri… Çöplük dolup taştı. Nasıl da biriktirmişim onca şeyi. Şimdi seni ve kendimi çok iyi anlıyorum. En çok da seni… Hayır hayır en çok da kendimi…
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




ben sen kalkar kimi anladığın da mesele olmaz o durumda.. bilinmeye layık olanı bilebilme duasıyla..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta