Ne zaman bir kahveyi soğumadan bitirebileceğim? Ne zaman sigaramın yandığını unutmadan, israf etmeden içeceğim? Ne zaman ardı ardına aynı saatte uyuyabileceğim? Ne zaman şarkılar sadece güzel olduğu zaman dinleyeceğim? Ne zaman şiir yazarken umuttan, yazdan, bahardan bahsedeceğim? Bir kitap daha yazmak için ne zaman kafam rahat olacak? Uzaklara dalmayı ne zaman keseceğim? Daha ne kadar acı çekeceğim?
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



