Nedir şu varlığımın ehemmiyeti dünyada?
Nedir benim yaşam sebebim?
Nedir gözlerimden akan yaşların vebali?
Bir paçavra, bir iplik, tüniğin içinde,
Yıkık bir duvarım ben ahi.
Beton dahi sıvası üstüme sürülse ne yarar ki?
yarım kalmış bizler ne olacağız?
sabretmenin acısını çekerken,
beklerken yarını ve gündüzü olmayan geceleri,
yaşıyor olması umuduyla her gün aşkın,
deli divane kırık kalbin feryadıyla
diretirken sesi çıkmayan sesin çığlığını,
aşkımın kırk zincire vurulmuş sıska kölesi,
biz bizden gideli çok oldu
sırıttı akşamları saatim
yalnızlığın türbanını
merceğinde tez geçtim seni
yelkovanım fır döndü,
esasında kör bir kuyu sadece
belki yaşamak sebebi benim için
çok insan dayanır o kör kuyunun dibine
sorsan güçlü bilmedikleri o güç..
ne dallar dayanır sinsi rüzgara baharda
ne ben dayanırım sana ne zaman görsem seni..
insan sevdikçe biraz daha azalırmış, öğrendim ben senden, insan sevdikçe çekiliyormuş etinden kemiğinden kendi kuyusunda eriyormuş usulca. Nasıl da içine kaçarmış sevdikçe insanın sesi... susuyormuş insan.
Seni ilk gördüğüm gün çarpılmış gibiydim durmuştu bütün saatler aşina olduğum bütün yüzleri silmiştim dünyadan bir tek seni koymuştum yeryüzüne. Nefes almayı unutmuştum, göğsümde çırpınan o kanatsız serçeye çok kızmıştım yırtıp atıp kanatlarını öylece bırakmıştım. sana ait olmayı kendine ait olmayan halimle razı gelecek kadar sevdim.
Hiç kimseydim kendim için, senin için, paramparçaydım, hiçbir yerdeydim, ama gözlerine baktığımda senin o kambur omuz çukurunda koca bir ev kurdum kendime... Aşk diyorlardı buna aklın sınırlarını yırtan kanatırcasına insanın içini deşen ve beni bana unutturan... bir çay bahçesine gömdüm ikimizden kalan son tohumu sen görme diye kıyımladım dilim dilim. içime çeke çeke biriktirdiğim toprağı kendi gözlerimle suladım çiçek vermedi senin gibi vazgeçtim.
Elhem olunca kayığına iki kelamı kadına,
gelgitler adam küreğini, yazılmış gibi tenine..
..
Ve kendine aitmişçesine;
..
küf yemek boş bir vakitte,
kendine bulamak bulutları,
hasta yolu izlemek belki zehir.
denizleri kürekle çekmek.
ve dalga tutmak suyun üstünde.
tuhaf geliyor insana temmuzda üzülmek...
baharı döverdi gece ayaz
kış olurdu pamuk elleri
yorgunluğu sinmiş beden üzeri
rüzgar olup eserdi
beni bana anlatırdı
tuhaf kendimi görürdüm
uzaklardan izlediğim seni gör,
bir an için dönüp bak bana,
Gözlerimde aşk; al elimde,
Gölgene sakla beni sende.
Yaşat beni geçsin günler,
Aşk gibi geçsin mevsim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!