Gecenin zifri sardı şu kalbimi,
Beni seven şimdi onun kalbi mi,
O gidişi yok etti benliğimi,
Katletti gönül bahçemi sevgili,
Kırılan kalbin parçaları bende,
Fikrinden zikrinden ey gül
Uyku mu gire bu gözlere gül
Ne olur bir kere kuluna gül
Bu can kurban sana, can-ı gül.
Aşk saklıdır sende çehresi gül,
Bir acizane olarak geldiğimiz dünyada,
Nimetlerine şükürden gayrı ne işimiz ola,
Mislisinide nasip etsen bu nankör kullara,
"İnsan-ü kefferün" bilir mi hamdı Allah'a.
Bir damla rızkından alemlere yağmur yağıyor,
Hastalık, Allah'tan gelen bir müsibet mi,
Yoksa beni hatırlasın diye bahşettiği servet mi,
Bu hastaneler olduğu müddetçe böyle insan seli,
Aciz insan anlamaz sadece bilir vücudu sıhhiyetini.
Allah sevmediğine kendini ne diye hatırlatsın,
Sevenlerime ve dahi sevdiklerime,
Severim deyip kahpelik edenlerime,
Bastığımda bağrıma hain kör düşürüp,
Zat-ı Âlimi yakmaya yeltenenlerime,
İlim deryası başsız kaldı gayrı,
Lale devri deryada bitti gayrı,
Bayraktarıydı ol ilm-i tarihin
Ehiller kutubsuz, nafile gayrı,
Ey Kabe göremedim seni,
Uğruna ölemedim senin,
Kokunu çekemedim senin,
İzin ver Allah'ım o'nsuz koma beni.
Tavaf eder melekler,
Acizane yakarışımızı sen ki duyan,
Kullarını hâlden hâle koyup âyân olan,
Nankörlüğümüz yetmez gibi kabul buyuran,
Ne yücesin Ya Rab hamdımızı kabul gör,
Çamura can katan bizi sen insan eden,
Ey Sultan-ı Azimüşşanın kardeşi,
Ne kadar alâ olsa yeter mi sevgi.
Satrımda saklı bir gönülden kelamım,
Asırlar şahit olmadı hak kalemi.
Gönül doldu gayrı kabul etmez âh,
Çeksem ,kendimi yesem gayrı âh.
Suçum neydi ki kader çektirdin âh,
Ne gelirse o'ndandır başıma taç.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!