Ağırlığımızca halet-i ruhiyyeydik,
insanın bir sevmekle yorulmadığı günlerdi,
dilin muhtevayı içermediği.
öğle kafilesinin kadını,
elinde bayer yazılı yeşil poşeti
içinde kaneviçe günlerinden kalma
baygın gözleri,
toplayıp çıkmış
kırık aynalarda yüzünü.
taşları arasında karınca yuvası
yollarda yürümüş arayarak
yazın yakmadığı yerleri.
ve topuz kilitli cüzdanı sutyeninde
kocasının hiç görmediği.
Bırakmış kendini düşüne,
kaş altından baktığı oğlanlar,
fırın taksidi, ocağın altı,
erkek kardeşi komşunun kızıyla
la havle
kalmamış hayatının bir adım ötesi
başka bir erkek bakmış düşüne,
gömülmüş çantasının içine
bir anahtar arıyor,
düşüne,
düşüne,
düşüne...
Kaygan ışıklarla gelmiş akşam,
kafile dönüyor,
oynamış tuta tuta kendini
mırıltılar içinde,
ne titiz elleri var, toplamış sandığını,
bir boğultu doldurmuş içini,
belli ki bilmiyor
kumar masasında
oğlunun bıçaklandığını.
Kayıt Tarihi : 16.8.2005 13:00:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)