Kafdağı Şiiri - Necdet Durmaz

Necdet Durmaz
59

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kafdağı

- I -

İliğimden canımı çeken,
Ne arıyorum bu yerde?
İhaneti bölen duvarlarda konuşmuyor,
Aynı evde…
Seni özlüyorum;
Gece batıyor gözlerime, bu seferde;
Rüyaların paylaştığı ölümü çağırıyorum,
Sessiz…
O da gelmiyor;
Oda duvarlarına asılmış resim gibi sanki!
Sensin tanrıyla aramda duran,
Duvarlar gibi anlaşılamayan…
- canım -

- II -

Çizgide, bir at burnu
Farkı; değiştiğin zaman!
Sonrasız mı zannettin kapıldığın azman?
Sür, ey ömrünü koşturan adam!
Ayrımındasın yolun incecik kıldan…
Herkes çekinir, çekilen bu çizgiden
Çekilir her şey yalnızlığından…
- bir gün -

- III -

Çoğalır korkular,
Kuşkuların kendini dinlemesinden.
Soyunur nefsin,
Kurtulur ruhun beden elbisesinden.
Panikler gece,
Bütün renkleri boyar sarıya!
Sevdiğinden…
Yanar, benzi soluk gülün bahtı üstümde
Morarır toprak dem tutar, nefes alır göğsümde…
- şimdi -

- IV -

Açılıp sunulur sergin, istemesen de.
Özgür doğar yusufçuklar, evrende özgün
Hep bir Leylâ mahzun kalır, adınla!
Vakitlerin mübareği çoğaldığında,
Tandan ikindiye sarkar bir gölge,
Kaybolur akşamla karanlığında…
- gece -

- V -

Her yerde;
“Beni bul”; diye yalvaran bir bilmece,
Düşer aynalardan örsün üstüne.
Çekilir özden sular, ham demir dövüldükçe.
Yakınlaşır uzaklar, aynı safa sürülür
Ateşin ilhamında bilinmez çözüldükçe,
Yanar yüreğinde paylaşımsız bir hece…
- gönül -

- VI -

Kadim ve kabarıktır, sözün bittiği yerde.
Çok duyulmaz, duyumsuz;
En arı yorumcu kaderin çemberinde.
Tuz bağlar yaralara yüz ırmağından.
Islanır kaldırımlar, düşkünlüğünden
Öfke saçar çıkmaz sokakta taşlar.
Düşer en saf hâlinde, şiirle düşler.
Çıkarır cübbesinden gözü karayı.
Asar elemlerin son durağına
Asırlarda saklar meçhul yarayı…
- sır -

- VII -

En kimsesiz kimse, arandığında;
Falcının dilinde muğlâk bir ayna.
Çaresize çare sorulduğunda
Kırılır, ışığın yansımasından;
Açar dualara sevda yolunu.
Kalır siyah beyaz fotoğrafında,
Unutur kendini görse aynalar…
- mucize -

- VIII -

Cehennemde kurulan cennet bahçesi,
Adakların sığındığı kapıda;
Bir ceylân ki mukadder, avcının hayalinde
Ne düşler Tanrım, söylesene!
Ne arıyorum bu yerde?
Yoksa av ben miyim ceylânın gözlerinde…
- intikam -

- IX -

Hisli bir marştır, söylendiğinde.
Zaman bekçisinde, çıkmaz evinde;
Alev!
Düştüğü yerden çoğalır, düşünce.
Soyunur alenî;
Çıplak kalır gurur, azap içinde…
- yanar -

- X -

Evren mutfağında bütün acılar.
Hasretle yoğrulur tüm mutluluklar.
Ne kadar şans dilese de sabır,
Silgisiz yazıya seyirci kalır.
Bakarsın hiçbir şey istediğin gibi olmuyor.
Baktığın gözün arkada, yaşı yüzünü ıslatıyor;
Hayatın…
Aşamadığım gerçekleri sıralandı mutfağında;
Güya sabah oldu, kuşatıldım yine Kafdağı'nda…
-çaresiz -

Necdet Durmaz
Kayıt Tarihi : 26.4.2006 22:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Salim Kanat
    Salim Kanat

    'Sensin tanrıyla aramda duran,
    Duvarlar gibi anlaşılamayan…

    Çekilir her şey yalnızlığından…

    Soyunur nefsin,
    Kurtulur ruhun beden elbisesinden

    Tandan ikindiye sarkar bir gölge,
    Kaybolur akşamla karanlığında…

    Yoksa av ben miyim ceylânın gözlerinde…

    Çıplak kalır gurur, azap içinde…

    Aşamadığım gerçekleri sıralandı mutfağında;
    Güya sabah oldu, kuşatıldım yine Kafdağı'nda'

    ....Âsûde bir akış var şiirin dezelerinde ve kıssa tadında şiir hikaye lezzetinde akış çaresizlikle bitmese keşke.
    Tüm samimiyetimle tebrikler.


    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Necdet Durmaz