Aynaya bakınca yüzüm buruştu
Tepede kıtlık var, saçlar sıvıştı
Kalan üç beş tel de ele savuştu
Kafanın tepesi bir kabak oldu.
Eskiden sırmaydı, ipekten teldi
Tarakla okşardık, bir başka haldi
Şimdi bir silecek, fırça da eldi
Bizimki parlayan bir tabak oldu.
Berber dükkanında mahir eliyle
"Ne kesem?" diyor alaylı diliyle
Bizi malamat etti çıplak haliyle
Saçsız baş her yöne bir şafak oldu.
Şampuan bitti de kalmadı derdim
Boş yere o kadar paralar verdim
Karşımda bir ayna, bir "kel" mi gördüm?
Alnımız kaşlara bir ortak oldu.
Köşektaş ufkunda ay gibi doğar
Işığı dönüp bir daha bakar
Toz kondurmaz ama terleri akar
Tepemiz sineğe bir yatak oldu.
Akıl başta kalsın, gitsin şu yele
Takılmayız artık tarağa, tele
Düşsek de alemde böyle bir dile
Şansımız tarihte bir kurak oldu.
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 13:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!