İnsan bu, kendiside yaradılışı gibi,
Çok bilinmeyenli bir denklem sanki
Ama en çözülmesi zor olanı, şerefsizleri,
Beni yıldıramaz hayvanat bahçesinin itleri.......
Kalmadı bu mahlukatlara güvenim,
Nasıl Anlatacağım
Sana nasıl anlatacağım
Seni görünce konuşamıyorum
Dilim tutuluyor ağzımı açamıyordum
Sadece sana bakabiliyordum
Bakışın konuştu hasretten yana
Bahçeme vakitsiz geldin sonbahar
Dudağın elveda diyorken bana
Resminle ağladım sabaha kadar
Elimle topladım gönül yaşımı
Benimle ağ çekip yandı dört duvar
Sevgülüm seni sevürem.
Diyacahsınki niye işte ele...
Seni görünce yüregim bir hoş olir.
Yanir yanir tutuşir ataşlanir.
Sonra, işte eyle sönir.
Ahşam olir,
Zorlada olsa ondan
Bir randevu kapmıştım
Bir büfede onu bekleyecektim
Büfeye gittim oturdum
Onu beklemeye başladım
Sen güldürdün beni
Sen öğrettin yüzüme tebessümü
Sen öğrettin gözlerimden kan damlarken
O damlaları mutluk damlalarına dönüştürmeyi
Sen öğrettin buse perisi
Ama buse perisi
O sonsuz karanlığa
sen diye sarılıyorum
ama karanlık
senin gibi kokmuyor
sarılmıyor bana senin gibi
sabah olduğunu ne kuş sesiyle
Bir resmin var bende
Küçük bir resmin
O gülüşün varya
Sanki resimden taşacak
O resimle paylaşıyorum
senin için ağlamam
seni deliler gibi sevmem
boşunaymış demek
boşunaymış güzelim boşuna
bir telofonunu bekliyorum
bir yazı ile kağıdını
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!