Kadınlara Dokunmayın?? Şiiri - Zühre Tür ...

Zühre Türkeli
103

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kadınlara Dokunmayın??

Kadınlara Dokunmayın.

O gün, gökyüzü cam gibiydi, parlak ve masum. Elif, kahvesini yarım bırakmış, masada açık duran defterine bir satır daha ekleyecekti: "Yeni bir başlangıç." Dolabında asılı duran turuncu eşarbı, baharı bekleyen neşesiydi. Akşam dönüşte, o eski ahşap dükkandan, yarım kalan romanına yeni bir cilt alacaktı. Elif'in bütün telaşı, hayatı yakalamaktı.

Kapı çaldı. Gelen, en güvendiği sığınak bildiği, yarınlara uzanan el sandığı kişiydi. O gülen yüz, o tanıdık ses, bir anda yabancı bir cellada dönüştü. Elif'in dudaklarından ne bir isyan ne bir "neden" döküldü. Sadece, ihanetin en soğuk fırtınası esti.

Hikayesi, o sevdiği elin darbesiyle, bir telefon zilinin sesi gibi, aniden ve sebepsizce kesildi. O el, o karanlık gölge, onun defterinin son sayfasını yırttı. Ne bir tartışma, ne bir kavga. Sadece, bir hayatın, en yakını tarafından, bir anlık öfkeye kurban edilmesi.

Komşular, bir tıkırtı duydu sadece, ardından derin bir sessizlik. Turuncu eşarp, şimdi yerde, cam kırıkları arasında, solgun bir bayrak gibiydi. Elif'in yeni başlangıcı, daha başlamadan bitti.

Geride kalan masada, yarım kalan kahve soğudu. Defterin son satırında, "Yeni bir başlangıç" yazıyordu. Oysa o başlangıç, artık sadece bir veda hikayesiydi. Gidenler değil, kalanlar anlatırdı şimdi bu bitmeyen acıyı ve en büyük ihaneti.

Pencereden Sızan Gözyaşı..

Kapı kapandı, dünya karardı. Ama içeride, küçük bir odada, iki çift göz hâlâ gökyüzüne bakıyordu. Umut ve Cem. Onlar, annelerinin son gülüşünü hatırlayan tek tanıklardı.

Şimdi mutfak masası çok büyüktü, annelerinin sandalyesi soğuk ve boştu. Babaları artık bir gölgeydi, yüzü ne zaman gülerdi, hatırlamıyorlardı. Ev, duvarları kalınlaşmış bir sessizliğe büründü. Umut, annesinin turuncu eşarbını buldu, kokladı. Artık o eşarp, annenin son neşesi değil, bir vedanın kokusuydu.

Cem, her gece rüyasında annesinin sesini duyuyordu. "Korkmayın, ben hep buradayım." Ama parmaklıkların gölgesi, pencere camına vuruyordu.

Onlar, ne şiddetin adını biliyordu ne de ihanetin. Onlar, sadece annesizliğin soğukluğunu, yarım kalan bir masalı ve artık çalmayan kapının sessizliğini biliyordu. Büyüdüklerinde, hayatları büyük bir soru işareti olacaktı: Sevgi, neden bu kadar acıtır? Ama şimdilik, sadece uykuya dalarken birbirlerinin elini tutuyorlardı. Çünkü biliyorlardı; bu büyük, sessiz evde, onlar artık birbirlerinin tek başlangıcıydı.. 16.05.2025

Zühre Türkeli
Kayıt Tarihi : 11.12.2025 03:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!