adına şiirler yazıyorsan,
en güzel sözleri ona üretiyorsan,
yağmur, kar ve zaman kavramları engel değilse,
özlemi, "cehennemin öbür adı",
varlığını "yüzyılın aşkı",diye tanımlıyorsan;
bekle gelir ve yeniden geleceği güne kadar
her bekleme değer ona.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




İşte budur!
İçini olduğu gibi dökülebildiğimiz şiirleri çok seviyorum ben…
Yüreğini olduğu gibi, hissettiği gibi açmalı şair…
Ama öyle açmalı ki;
Simalarından bihaber olsak da, yan yana bir resim canlanmalı o an gözümüzde…
Ve o resimden bir tebessüm düşmeli yüzümüze…
Son olarak da dudaklarımız yapmalı yüreğimizle birlikte vazifesini…
O da ne mi…
Dua… Sadece dua…
“Rabbim, sonundan güldürsün inşaAllah…” Âmin…
Değecek tüm “kadın ve erkeklere” feda olsun beklemeler…
Feda olsun böylelerine tüm şiirler… Şair(e)ler…
Nicelerine inşaAllah…
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta