İkinci sınıf sayan
Zannına kayan
Uğraşından belli geriliğin
Bırak, bir insanlığını! Aman
Üst beyinsizdir, rahmi ile
Ellerinde geçen zaman.*
Şeklisin, huyunun, suyunun
Kendinle karşı olmak buyunun
Aynandır, görünür, örtemezsin
Yansımanı, derin kuyunun
Analıktır tacı
Okşayan, okşanan saçı
Esrikçe çıkartmada haçı
Takıntıyı tedavide, bir kaçı
Erkek eğe menedir baçı!
Ananın sevgisi, gözyaşı
Kılınır mı ayıp, saçı, başı?
Olunaydı kadın egemen
Kıskancında, erkek örterdi başı!
Bayram KAYA
20.01.2007
*Biyolojik (gensel) ana, baba eşitliğinden başka kadın sorumluluğu fazladan; ki analık her halde:
1-Embriyonun, rahimde; üst beyin, savunmasından mahrum olan dönemde, ki korteks oluşmamıştır. Embiryonun alt beyini; annenin iyi kötü algı ve duygularını,korku ve sevinçlerini, hatta libidal tepkilerini; ananın yaşadığı içsel çatışmaları fetus kayıtsal yaşayıp, Yetişkinlikte kendi tecrübesi imiş gibi, duygu olarak tepki verecek yaşayacak. Bu bilinçsiz kayıtlar yapılır. Bunlar, çocuk büyüyünce, bireyin duyguları olarak, bireyi yönlendirecek.Fetusun ilk 8 ayı böyle geçer.
2-Doğum sonrasında, gerek ilk üç ay beyin gelişimi snaps bağlar tam oluşmadığından (ilk üç ve altı ay olabiliyor) ve uyku döneminde, uyanıkken bile, sissi, alt beyin savunma zayıflığın dan da; bebekte annenin, kokusu, kımıltısı, nefes alması sesiz konuşması, çevredeki ses renk şekiller ışık vs,alt beyince algılanması,kayıt edilmesi,üstelik bunlar çocuğun öğrenme katagorik kalıplarını oluşturuyor. Korteksin tam gelişmemeişlik nedeni ile, alt beyin algıları, kayıdı açıktır. Bu bilinçte olan kadın erkek nasıl bir vicdani davranırdı acaba? Sırf bundan ötürü bile, kendi kendimizi ikinci sınıf ve travmatik alt beyin yapılı kılabiliyoruz? Çabuk kızan, tez kanıp, ele sopa alıp yola düşen, kızınca; boyun damarları kabaran tipler olabiliyoruz. Bu yapılı ve bundan kurtulamayan alt beyin tavırlı tutumlarımız,hem bir öncel etkilenim, hem kendimizi yadsıyan bir etkilenimdir. Sorun ve sorumluluk karşılıklı gibi. Ama erkek eğemenliği gerereği, erkek olarak, korteksi kullanmamak daha çok bende. (ki gayret göstermeyen sevgili kadınlarımızda çok) .
3-Umarım neden kadınların toplumda kafes ardı değilde, etkin olması gerektiği biraz düşünülmüştür. Sırf insan olduğu için değil, bir zorunluluk.
Bayram KayaKayıt Tarihi : 21.5.2007 21:13:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Öykü: Bizdeki kalıtsal arkaikler tamamda, ya anadan ve doğum sonrası olan yüklemlere ne demeli? Saf dillilik, kadını ikinci sınıf gören toplumların kaçınılmaz kaderi.
Sabahın kızları birer birer kan boşaltmış hayatına.
Gelinlerim, eli bağrında analarım
Ve bacılarım susturulmuş bir köşede.
Irzı pazarlık konusu.
Çığlığı zevke sunulmuş.
Gözyaşı donmuş kirpiğinde.
On dördünde kadın olmuş.
Süngülenmiş, deşilmiş gebe karnı.
Çalınmış bebesi.
Ağır kalçalı, çiçekli basmalı.
Ağarmış yazması ırgat kadınım.
Tarlanın üstünde bir gül olmuş.
Çapasını vurmuş, deşmiş toprağın bağrını.
Kin kusamaz kimseye, yoktur hakkı.
Yalnız, öğrenmiştir evvel zaman içinde ağlamayı.
Tohum düşmüş tohum rahmine.
Kızıl saçaklı, şafaklar emziresin.
Kanınla, gözyaşı ve terinle.
Oğul istersin oğul yaratandan.
Kızın olmaya görsün kahpe kaderin.
Yığar, yavrucağın üstüne onca kederi, kanı ve gözyaşını.
Zorlanmış, hırpalanmışsın.
Cahil, eksik görülmüşsün sen.
Kadın olmak mıdır suçun?
Ülken hala kan kokuyor.
Bu kaçıncı çocuğun tarla da doğan?
He! Bacım, sen de bilirsin.
Ülkemde kadın olmak zordur.
kadını ve sorunlarını anlatmaya inanın şiir dahi yetmiyor her şekilde sömürülen eksik etek karının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyecen diyen bizim insanlarımız kadına bakışın genel hatlarını zaten çizmişler kendilerince kadının emeği herşeyden daha kutsaldır
çok güzel bir şiir tebrikler
Birol Hepgüler
Özellikle çağmda yaşadığım olaylardan gördüğüm ve anladığım şudur..
Acaba kadınların kendisi mi açılmak istiyor? Yoksa onları erkekler mi açmak istiyor?
Açılmanın ve kapanmanın boyutları, bireysel psikoloji ve toplumsal sosyoloji açıdan değerlendirilmesi gerekir.
İnsanın her açıdan istismar edilmesinin insanlık suçu sayıldığının / sayılacağının gerçeğiyle olayları akıl ve erdem açısından değerlendirmek gerekcektir.
TÜM YORUMLAR (12)