Ey güzel yurdumun en yüce dağı
Gelinlik giymiş, örtmüş duvağı
Beyazıt şehrinin gözü, kulağı
Gönüller tahtında kadim misafir
Bir aşina dosttur: tipi ve boran
Soğuk, nefesleri kesip kavuran
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




o korkunç soğuk ve ürkütücü ağrı dağı nı nasıl böyle güzel anlattınız ...tebrikler hocam...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta