Yıllar önceydi,
Kadıköy iskelesinde görmüştüm onu, küçük bir çocuğun simit tezgahına bakıyordu.
Ayağa kalktım, tam merhaba diyecek iken;
-Hey simitçi! diye seslendi küçük çocuğa, anlamıştım, simit alacaktı.
Simit tezgahına doğru yürümeye başladı, dayanamadım hemen arkasından ayağa kalktım ve simitçi çocuğa yöneldim. havada hafif ılık bir rüzgar esiyordu.
Simit i alıp elindeki parayı uzatacak iken, rüzgarın etkisiyle parasını düşürdüğünü fark ettim.
Parayı yerden aldığım an onun sürükleyici gözlerine baktım.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta