Sıkışınca yüreğin sevdalardan kaçarsın
Fırtınalı bir denizden boş çıkar oltaların
Karlı dağ zirvelerinde için için yanarsın
Söversin yalnızlığına, belki de ağlarsın
Serpilme vakti gelince çılgınlıklarının, sinsi bir ürperti kaplar bedenini. Acıların ustura ucunda bilenirsin durmadan, kahkahayla izlersin ağıtları. Prangalar vurulu yüreğin iskelet duruşlarında, ıssız bir limanda içersin son kahveni.
Talan edilen ülkenin vahalarında ruhunu ararsın velhasıl. Adını da unutmuşsundur, şanını da. Sırılsıklam perişanlığında çılgınlıkların adres arar, bir çığlık yükselir içinden. Fırtınalardan korkarsın, boğazına düğümlenen lokmaları itersin ellerinle.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..



