Sensizlik rekoruma adım adım yaklaşıyorum. Garip... Bu tarafa yaklaşırken hayattan uzaklaşıyorum. Her gün değil arada bir yazacağım seni. Bekleyeceğim; gelmeni değil, unutmayı bekleyeceğim. Arada bir yazmamın sebebi de bu ya, her gün yazarsam her gün daha çok severim, her gün daha çok ararım seni. Hoş... Olay yazmamakta değil ki, düşünmemekte. Düşünmeden de edemiyorum işte.
Uyandığımda, kahvaltıda, yemek yerken hatta huzurluyken bile...
Sessizim bu sıralar, sanki hayattan soyutlanmışım.
Senden soyutlanınca oldu bu anladım.
Hayat basit bir şey değil! hayatım senmişsin çünkü.
Üç yüz altmış beş gün altı saat...
Aldığım her nefeste, yediğim her yemekte, daldığım her uykularda ve bu karanlık gecelerde...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta