kaç yaşına gelirse gelsin.. ne kadar variyeti olursa olsun.. oturacak evi olsun...hatırı sayılır bir maaş olsun.. arabası olsun... Yazlığı ayrı olsun kışlığı ayrı olsun...isterse dünyanın sayılı zenginleri arasında olsun....yinede insanoğlu "çocuklarımın rızkı için koşturuyorum" diye kendisini avutup kandırır... Bir ömrü bu şekilde harcar bitirir de, kazandığını rızık zanneder ....Oysaki rızık insanın kazandığı değildir...Yediğidir...içtiğidir...o gün üzerine giydiğidir..sağlığıdır...sıhhatidir... temiz kalbidir...Temiz arkadaşlardır...iyi komşudur... İyi bir eş... sağlıklı sıhhatli, imanlı yetiştirdiği çocuklarıdır... ibadet yapmaya izin verilmesidir.... Ama insanoğlu bunların hiçbirini rızık olarak görmez.... Onun için, rızık gün içinde kazandığı paradır... Bu yüzden gün boyu at gibi koşturur... Karınca gibi biriktirir... Kazandığını yemeden de göçüp gider...Bakın kuranı kerim, Adiyat suresinde insanın hâlini nasıl anlatmış..Ve karnı doysa da gözü doymak bilmeyen insanoğlunu nasıl özetlemiş.....
Bismillahirrahmanirrahim
1-) Andolsun o nefesleri zorlanarak koşan..
2-) (Koşuşurken hırsından, öfkesinden tırnaklarını yere) çakıp ateş çıkaranlara.
3-) Sabahın seherinde akına kalkıp,
Dönüş yolları kapalı,
Kara otağ içindeyim;
Yerde de kara bir halı...
Çok şey var ki geride kaldı
Nice sisli-sevgili yüz




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta