Kaç cephedeyim, yoruldum artık.
Dize çökmeye, üzülmeye vakitten var mı artık?
Gülen gözler ardında saklı bahçem,
Kadere elpençe durdum; yok artık eski neşem.
Gençlik denen rüzgâr esti geçti.
Yaktığım kibrit söndü, yakamadım sigaramı.
Duruldu rüzgâr; sigaramın izmaritini zaman ezdi geçti.
Duman altı olmuş hayallerim; güzel günler çok uzakta mı?
Ne aşklar, ne acılar gördüm.
Çektiğim acılar günahlarla kefaret sayıldı mı?
Yarından çok geçmiş, dündür düşündüğüm.
Aldığım ahlar sıratta beni baş aşağı atar mı?
Toprağımı güneşe döndürdüm; güneş batıdan doğar mı?
Oruçlu doğdum ölümün sofrasına;
Sevdiklerimde benimle iftar kalır mı?
Tir tir titreyen ruhumun ısınması,
Bir yarin tebessümüne bağlı kalır mı?
Sis altında dahi olsam ecel beni tanır mı?
Ağız dolusu küfürler etmiyor, dilimden firar.
Yutkunduklarım ağır geliyor.
Yaşanmışlıklar gözümün önünden geçiveriyor.
Sustuklarım aldırmıyor bana karar.
İlacı zaman olan bir dönemden geçiyor ömrüm.
Ben ilaca değil,
zamana küskünüm…
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 23:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!