Kusurunda bir usulü vardır,
Kibir kirpi gibi, dikeni incitir
Nedamet kamuflaj urbasıdır.
Zira yüreğinin pası ve kiridir.
Kibir elması bile kömür eder,
Kokusu, garptan şarka gider.
2025
Allah’ın varlığını biliyorsan,
Başka bir bilgiye ne hacet?
Allah seni biliyor, görüyor.
El bilmese de, sen sebat et..
2025
Kul sözünden niyetini,
Allah özünden kibrini,
Dünya gözüyle kabrini,
Bilmez desem yalan olur.
2025
Pazarda “hıyarı” bile seçerde alır.
Dinde hayrı, “hayır” demek sanır.
Domuz eti girmeyen bu pazarda,
Niye bilmem, domuzlar dolaşır.
2025
Yola neden revan oluruz,
Arkamıza yok mu sefer,
Neyi arar, neyi buluruz.
Önümüzde bekler zafer.
2025
Altı dergâh, üstü derya cemaatler.
Babadan oğla geçmez şıh ve şeyhler?
Usulsüzlük, susuzluk gibi bağrı yakar,
Doktor sokak sokak, hasta mı arar?
2025
Dil şahadet getirmeden,
Küfrü içinde bitirmeden,
Bariyerleri geçilmeden,
Mümin olmak kolay değil..
2025
“Ben ben” dedin kırdın yardın,
“Sen Sen” dediler aldırmadın,
Tutup elinden, kaldırmadın.
Latif olmak, lütuf ister..
2025
Rüzgârda, ağaç yapraklarının çıkardığı sesler,
Hakka zikir etiğini duymaz, sağır nefisler.
O seslerin ritmiyle coşar, ormanda mahlûklar
Bütün nebatat zikir eder, onca kurtlar kuşlar..
2025
Yol Leyla’ya mı, Mevla’ya mı dersin?
Yol seni mi, sen mi yolu seçersin?
Beşeri aşk deli, ilahi aşk veli edermiş,
Ya Bektaşi olurmuş kul, ya da derviş.
2025
Uğur Musab Şahin
Kayıt Tarihi : 17.3.2025 23:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!