Bakışların gün gibi zarif ve de parlaktır.
Gün bitse bile geceleyin o bana yad olur.
Sesin, yarınlarımız kadar da muğlaktır.
Bir defa duysam tarihe feryad olur.
dünyaya bir geldik, pîr geldik;
ömür, yol bilindi.
dünyakurulalı beri vazife edindik.
insan, kul bilindi.
Sokaktan bir adam geçer her gün,
Gençken çalmışlar paltosundan huzurunu.
Bilir ki yalancıdır gönlünün sızlamaları,
Bu yüzden herkesten saklar kusurunu.
Adam her akşam iner burada bir duraktan,
Aşkları vardı Cemil'in çalakalem.
Sarhoşsa bir geceyi, bir türkü yakardı
Sigara gibi tutuşurdu cümle alem.
Fincan bitti mi başını yolardı.
Mahallelinin cigarası sönmez,
Bu şehirde çocuklar ağlamaz
Çünkü herkes hâlâ çocuktur biraz.
Bulutlar herkesin yerine ağlar bazen
Ama bulutlar da sevişmeyi gayet iyi bilir.
Sevmenin tabiatı gökten gelir zaten.
Şimdi
Hiç bilmediğim bir dilde
Eski bir şarkısın sen.
Oysa bir nakarattın düne dek,
Dilimden hiç düşmeyen.
Gündüzler seni düşünmekle geçer, gecem zaten sensin.
Gecem zaten sensin ki saçlarının rengi karanlığa çalmış
Dileğim gecenin gökteki tacı ay, yüzüne parça parça insin.
Bir hikâye yazdım, sen gitmişsin ama hep bir umut kalmış.
İç savaşlarımdan kaçan hislerim,
Dilimin en ucuna sığınmış.
Dudaklarımdaysa ayların koca bir hüznü,
Hepsini çekip al.
Usanmış, sisli ve buhranlıdır gece
Göğün karanlığı kadar sevdim seni.
Susarım, gözlerimden okunur her hece.
Susabildiğim kadar sevdim seni.
Kuş olmak vardı şimdi...
Yarın yokmuşçasına süzülmek sarp kayalardan,
Tıpkı uyanmamak gibi serin gecelerde rüyalardan.
Kuş olsaydım ya tam şimdi,
Serçe olup konsamdı pencerene,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!