Ben bir acı çekme ustasıyım,
Hayalsiz bir ıstırap mugannîsi
Acılar galerisinin jön prömiyesi
Ben gözyaşı seylâplarında bir damla
Elemler geçidinin protagonisti
İnkisar sokağının dramatisti
Ben ölümsü ruhlar koleksiyoncusu,
Her biri başka bir cinnetin maskesi
Ve benim
Sevgiler köprüsünün mühendisi
Ben zamansız hakikatin âşık-ı şeydâsı
Fersûde yağmurların bekleyen ferdâsı
Tahammülfersa mezelletlerin zümrâsı
Benim mezardaki dirinin ölümlü rüyası
Ben gurûbda bir münzeviyim,
Acılarımla konuşurum
Uzaklarla buluşurum
Onlar beni,
Ben onları
Yorumlar dururum
Şakaklarımdan sızan sabırla oyulmuşum
Sevinçlerin mezar taşlarına
Mühmel elejiler koymuşum
Heraklit gibi uzaktayım kalabalıklardan
Ketum kavakların altında yatan sevgilinin
Yankılarıyla susmuşum
Hayat silinir gider
Harap, bitap ve soluk
Kapkara bir çukur açılır
Önümüzdedir hep yokluk
Tırnaklarımın altına sinmiş zamanın
Tortusunu kazıyarak geçti seneler
Hiçbir yıldız benim kadar kırılmadı
Üstümden dökülen bakır harfler
Her biri bir tanrının
Susmuş duasıdır
Tunç ağızlarından süzülmekteler
Umutlarımın ölü doğmuş
Süt yerine gölge emmiş çocukları
Tenleri zamansızlığa benzer
Hepsi buz gibi hepsi donmuş
Kıyametin aynasına bakışları
Ve zamanın diş izleriyle delinmiş alınları
Kayıt Tarihi : 1.6.2025 13:07:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!